Ana Sayfa   |   Sözcük Ekle   |   Sık Kullanılanlara Ekle
1-) Kısa bir süre içinde Almanca -Türkçe, Türkçe - Almanca sözlüğü sitemize eklenecektir..  

 
1-) 10:58 - clash (f)., (i). gürültülü bir ses çıkarmak; çangır çungur çarpışmak; fikir ayrılığı olmak, uyuş
2-) 17:16 - fraudulent (s). hileli, sahte; hilekar, dolandırıcı; hile ile ele geçirilen. fraudulence (i). hilekar
3-) 08:40 - dell (i). kuytu yer, küçük vadi, korulu vadi.
4-) 22:04 - incumbent s., i. zorunlu, yükümlü, ödevli, görev olarak yükletilmiş; i. görevli kimse, memur.
5-) 01:10 - adam First man mentioned in Genesis and thus the paradigm for the human being Adam features in
6-) 20:39 - subrogate f. başkasının (bilhassa alacaklının) yerine geçirmek. subroga'tion i. bir kimsenin yerine
7-) 10:30 - imperative s., i. zorunlu, mecburi, zaruri; emreden; gram. emir belirten; i. zorunlu şey elzem tedbir
8-) 04:26 - over önek üstün, üstünde; asağıya doğru; fazla, bütün bütün.
9-) 21:39 - diligence (i). dikkat, ihtimam, sebatlı çalışma, gayret, çalışkanlık; on sekizinci asırda Avrupa'da
10-) 17:18 - concur (f). aynı fikirde olmak, mutabık olmak, uymak, razı olmak.
11-) 14:49 - viable s. yaşayabilecek, yaşayabilir; tutarlı, uygun, geçerli. viabil'ity i. yaşama kabiliyeti.
12-) 12:13 - acil urgent. pressing. prompt. immediate. hasty. swift. speedy. it admits of no delay. sore.
13-) 04:17 - impact f. sıkıştlrmak, pekiştirmek. impac'tion i. sıkıştırıp birbirine kaynatma; tıb. inkıbaz, pe
14-) 12:16 - bavul luggage. suitcase. trunk. baggage.
15-) 11:17 - conta gasket. gaskin. joint packing. packing disc. seal. stuffing.
16-) 19:34 - büyükelçi ambassador.
17-) 10:09 - ripe s. olmuş, olgun, olgunlaşmış, yetişmiş, kemale ermiş; olgunluk derecesine varmış; ihtiyarc
18-) 15:03 - ahead (z). ileri, ileride, başta, önde. get ahead başa geçmek.
19-) 08:17 - custody (i). muhafaza, nezaret; hapsetme. be in custody mahpus olmak; bir kimsenin vesayeti altınd
20-) 08:16 - entice f. ayartmak. enticement i. kandırma, baştan çıkarma, ayartma. enticing s. ayartan, baştan
21-) 07:24 - allege (f). iddia- etmek, söylemek; delil göstermek, kaynak göstermek. allegedly (z). sözde.
22-) 07:21 - detain (f). alıkoymak; engellemek, mani olmak, durdurmak; geciktirmek; gözaltma almak. detainment
23-) 11:11 - seed i., s., f. tohum; çekirdek; asıl, kaynak, mebde, menşe; zürriyet, evlât; meni; ersuyu, spe
24-) 04:38 - flourish (f)., (i). serpilmek, gelişmek, büyümek, neşvünema bulmak, inkişaf etmek; başarı kazanmak,
25-) 08:37 - waive f. iddiadan vaz geçmek, feragat etmek, sarfınazar etmek; ertelemek tehir etmek; huk. hakkı

Tüm yasal hakları saklıdır. Copyright 2009 Özlü Sözlük, Web Tasarım & Programlama : Truvanet.com.tr