Ana Sayfa   |   Sözcük Ekle   |   Sık Kullanılanlara Ekle
1-) Kısa bir süre içinde Almanca -Türkçe, Türkçe - Almanca sözlüğü sitemize eklenecektir..  

 
1-) 10:09 - ripe s. olmuş, olgun, olgunlaşmış, yetişmiş, kemale ermiş; olgunluk derecesine varmış; ihtiyarc
2-) 15:03 - ahead (z). ileri, ileride, başta, önde. get ahead başa geçmek.
3-) 08:17 - custody (i). muhafaza, nezaret; hapsetme. be in custody mahpus olmak; bir kimsenin vesayeti altınd
4-) 08:16 - entice f. ayartmak. enticement i. kandırma, baştan çıkarma, ayartma. enticing s. ayartan, baştan
5-) 07:24 - allege (f). iddia- etmek, söylemek; delil göstermek, kaynak göstermek. allegedly (z). sözde.
6-) 07:21 - detain (f). alıkoymak; engellemek, mani olmak, durdurmak; geciktirmek; gözaltma almak. detainment
7-) 11:11 - seed i., s., f. tohum; çekirdek; asıl, kaynak, mebde, menşe; zürriyet, evlât; meni; ersuyu, spe
8-) 04:38 - flourish (f)., (i). serpilmek, gelişmek, büyümek, neşvünema bulmak, inkişaf etmek; başarı kazanmak,
9-) 08:37 - waive f. iddiadan vaz geçmek, feragat etmek, sarfınazar etmek; ertelemek tehir etmek; huk. hakkı
10-) 16:16 - sage s., i. hikmet sahibi, ağırbaşlı; akıllı; i. bilge, hikmet sahibi kimse; yaşını başını almı
11-) 09:54 - mandate i. manda; vekalet; emir, ferman; emirname.
12-) 22:30 - precious s., z., i. kıymetli, değerli; çok pahalı; ender; aziz, çok sevilen; aşırı itinalı, fazla n
13-) 16:26 - cognitive (s). bilmeye veya kavramaya ait.
14-) 15:07 - çelişki contradiction. conflict. disagreement. discrepancy. paradox. variance.
15-) 21:11 - concise (s). az ve öz, kısa, muhtasar, veciz, özlü. concisely (z). az ve öz olarak, kısaca, muhtas
16-) 01:05 - blessing i. takdis, hayır dua, nimet, inayet, lütuf, hamt, şükran; azarlama; slang haşlama
17-) 01:10 - always (z). daima, her zaman, her vakit; her defa, muntazam; evvelden beri, mütemadiyen, boyuna.
18-) 11:28 - dictionary (i). sözlük, lügat, kamus.
19-) 16:31 - interval (i) aralık, fasıla, mesafe, ara; müddet, zaman; (müz.) iki ses arasındaki perde farkı, ent
20-) 09:33 - alt under. inferior. lower. nether. infra. subaltern. subordinate. lower. buttom. underneath.
21-) 23:48 - pee i., f., k.dili çiş, idrar; f. işemek.
22-) 15:37 - dispute (i). kavga, tartışma, münakaşa, mücadele; (f). tartışmak, münakaşa etmek; bir şeyin doğrul
23-) 09:42 - mauritius i. Mauritius Adası.
24-) 14:24 - propulsion i. ileri sürme veya sürülme, sevk, tahrik; itici kuvvet; tıb. öne doğru eğilerek yürüme. p
25-) 15:51 - bead (i)., (f). boncuk, tane (tespih); coğ tespih, kolye; hava kabarcığı; arpacık; (f). boncukl

Tüm yasal hakları saklıdır. Copyright 2009 Özlü Sözlük, Web Tasarım & Programlama : Truvanet.com.tr